Denizlerde bayrağımızı daha yukarı çekmeliyiz
Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nı Türk ulusuna armağan eden Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “ Zaferi, denizi kontrol altında tutan, ihtiyacı olan şeyi, ihtiyacı olduğu zaman, istediği yere ulaştırabilen ülke kazanır” sözünü hatırlatan Öztürk, “Atatürk’ün keskin bir öngörü ile yüzyıl önce dile getirdiği bu düşünce, önce ticaret savaşları, sonra pandemi, şimdi de küresel ekonomik çalkantı döneminde defalarca kez doğrulandı” dedi.
Yayınlanma :
30.06.2022 15:57
Güncelleme :
30.06.2022 15:57


“Denizci Millet Denizci Ülke” yolunda hiç durmadan çalışmaya devam ettiklerini belirten Öztürk, “Dünya denizlerinde ay yıldızlı bayrağımızı daha yukarı çekmeliyiz” dedi.
Denizcilik yeni rekabet sahası
Öztürk, şöyle konuştu:
“Pandemi ile beraber ortaya çıkan konteyner ve ekipman eksikliği, yüksek navlunlar, Uzakdoğu ve ABD limanlarında yaşanan sıkışıklıklar, küresel ticaret savaşının yeni rekabet sahası haline dönüştü. Lojistik avantajını iyi kullanan ülkeler rekabette öne geçiyor. Lojistik maliyetlerin, kimi zaman üretim maliyetlerinden bile daha hassas olduğu bir konjonktürü yaşıyoruz. Denizcilik gibi sınır tanımayan bir sektörde ülkeler deniz taşımacılığı firmalarını gözleri gibi korurken, gemi filolarını büyütecek ve yenileyecek her türlü yatırıma destek veriyorlar. Çin, Kuşak ve Yol Projesi ile limanlar üzerinden Doğu ve Batı’yı birleştirmek için çalışırken, dünyanın en gelişmiş yedi ülkesi Yeni İpekyolu’na karşı küresel bir altyapı ve ulaşım koridoru geliştiriyor. Türk bayraklı ve Türk sahipli deniz ticaret filomuz bugün dünyada 17'nci sırada yer alıyor. Gemi filomuzu çevreye duyarlı teknolojilerle yenileyerek ve tonaj olarak büyüterek, Türkiye’yi ulaşım koridorlarına bağlayacak yatırımlara hız vererek, ülkemizin bölgesel bir lojistik merkez olma özelliğini güçlendirmeliyiz”
Ege Lojistik Merkezi
Kuşak ve Yol’da Orta Koridor üzerinde yer alan Türkiye’nin gerek lojistik maliyetler gerekse Karadeniz’in kuzeyindeki savaş nedeniyle çok değerli bir rota haline geldiğini dile getiren Öztürk, “Bu potansiyeli ülkemizin sanayi üretimi ve ihracatı için avantaja dönüştürmenin yolu, yükü karayolundan denizyoluna aktarmaktan geçiyor. Üç denize sahip bir ülke olarak en ucuz ve çevreci taşıma modu olan denizyolunu, diğer taşıma modları ile entegre şekilde çalıştırmalıyız. Sanayi bölgelerini limanlara en ucuz maliyetle ve en kısa sürede bağlayıp, bedava otoyol olan denizleri taşımacılıkta daha aktif şekilde kullanmalıyız. Kabotaj hakkı doğrultusunda limanlarımız arasında Türk bayraklı gemilerle daha fazla yük ve yolcu taşınmasını özendirmeliyiz” diye konuştu.
Ege Bölgesi’nin bir limanlar bölgesi haline geldiğini vurgulayan Öztürk, “Her çeşit yük cinsine hizmet veren, geçen yıl 85 milyon ton civarında yük elleçleyen, 5 milyon TEU konteyner elleçleme kapasitesine sahip olan İzmir Limanları ve Kuzey Ege Çandarlı Limanı gibi bir vizyon projesi ile Ege’nin, Türkiye’nin lojistik merkezi olarak tasarlanması gerektiğine inanıyoruz” dedi.
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: