Kınık'taki yatırımlar sadece ilçeye değil bölgeye kazandırıyor
Gazeteci Mikail Karadaş’ın sunduğu Kentin Gündemi programının bu haftaki konuğu Kınık Belediye Başkanı Dr. Sadık Doğruer oldu. Başkan Doğruer, “Kınık’ı butik bir ilçe yapabiliriz. Bir tarım üssü yapabiliriz. Başka bir hayalimiz yok. Kaliteli yaşayacağız, sosyal tesislerini arttıracağız. Yaşanılabilir bir Kınık olacak. Tarıma dayalı bir Kınık olacak. Butik bir ilçe olacak. Bir de kalabalık nüfusun olmadığı daha rahat bir ilçe olacak” diye konuştu.
Yayınlanma :
01.07.2022 12:20
Güncelleme :
01.07.2022 14:30


27 senedir Kınık’ta yaşayan Başkan Doğruer 2014 seçimlerinden bu yana gelen süreci anlattı. Kendisinin seçimleri kazandığı oy oranından bağımsız olarak yüzde 100’ün başkanı olarak gören Doğruer Kınık’taki yatırımlar hakkında da detaylı bilgilendirmelerde bulundu.
Tıbbi aromatik bitkide Türkiye’nin ilk tarım üssünün Kınık’ta kurulduğunun müjdesini veren Başkan Doğruer Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na genişleme sahası için başvuru yaptıklarını ve karma OSB Etap 2 için çalışmalara başladıklarını da duyurdu.
“Biz yüzde 100’ün Belediye Başkanı olduk”
2009 yerel seçimlerinden itibaren Kınık Belediyesi seçimlerinin sürecini anlatan Başkan Doğruer AK Parti’nin ve belediyenin oylarının artan bir ivmeyle devam ettiğini söyledi. Başkan Doğruer şöyle konuştu:
“Başta şöyle bir saptama yapalım. Ben devlet memurluğundan aday oldum, kazanamadım. Belediye seçim yasasına göre tekrar memuriyete dönmem gerekiyordu. Ben de Bergama Devlet Hastanesi’ne döndüm. İçimizde siyasi bir ukde kaldı. O tarihlerdedevlet sözleşmeli hekim oldum. 2014’te sinyaller geliyordu. Tekrar yerel yönetim, ikinci kez adaylık olur mu olmaz mı gibi…Ordan sonra ilçe başkanımız, meclis üyelerimizle beraber oturduk, prensipte bir devam kararı aldık. 2014’te de nasip oldu. Yüzde 40.6 ile seçildik. 2014’te seçilirken de ‘İktidar belediyesiyle ilçeyi tanıştıracağız, Ankara’dan Kınık’a yatırım getireceğiz’ demiştik. Bir takım yatırımları da getirmiş olmanın avantajıyla da vatandaş 2019 seçiminde yüzde 53.6 ile teveccüh gösterdi. Ama biz her zaman şunu söyledik: Yüzde 40 ile seçildiğimizde de, yüzde 53 ile seçildiğimizde de biz yüzde 100’ün belediye başkanı olduk. Tabii bir partim var, AK Partiliyim. 2019’da da Cumhur İttifakı’nın adayıydım. Yine de seçimin ertesi sabahı şantiyeye devam ettim. Parti kimliğimi vatandaşa hizmet sunumunda ayrım yapmadan korudum”
“Seçim travması yaşamadık”
Gazeteci Karadaş’ın “Sizin siyasi hamleniz seçimi kaybettiğinizde yaşanmış” ifadesine Başkan Doğruer “Bizde seçimi kazanamamanın yarattığı bir travma olmadı” diye yanıt verdi. Başkan Doğruer, “Gelen Kınıklıya işi kolaylaştırıcı olduk. Kimseye bir kırgınlık yapmadık. Negatif hiçbir şey yapmadık. Pazar akşamı kazanamadığım seçim sonuçları açıklandığında bir teşekkür konuşması yaptım. Kazanan başkanımızı tebrik ediyorum. Benim de başkanım çünkü. Başarılar diledim. Siyasetle insanlar arasında ilişkilerimi hiç sınırlamadım. Önce samimi olmak gerekiyor. Ne olursanız olun önce samimi olmaktan geçiyor”
Başka Doğruer konuşmasına şöyle devam etti:
“Kınıklı Kınık Sosyal, kültürel ve spor faaliyetleri Kınık’ta insanların özlediği programlardı. Ben de Kınık’a ilk devlet memuru olarak geldim. Kınık az bilinen, coğrafyası Manisa’ya yakın, iklimi değişik, otoyollar yok, 3 buçuk saatte gidiyorduk. Özellikle Binali Bey’in Başbakanlık döneminde, duble yollarla otobanlarla birlikte, yollar süreç olarak kısaldı. Yaşanabilir bir Kınık için yaşam kalitesini bir miktar hep beraber arttırdık. Tabii Kınık artık daha tanınabilir, daha yaşanılabilir, tarıma dayalı bir OSB’nin oluşu, Bakırçay’ın bereketli topraklarının oluşu, Kınık’ı bir miktar öne çıkarmakta etkili oldu”
“Kınık, Tıbbi Aromatik Bitkiler konusunda Türkiye’de üst olacak”
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na genişleme sahası için başvuru yaptıklarını söyleyen Başkan Doğruer, 20 yıllık süreci özetlerken Kınık’ın Tıbbi Aromatik Bitkiler konusunda da Türkiye’de bir üst haline geldiğini şu cümlelerle anlattı:
“2012’nin öncesi var ama söylemiyoruz. Burası 20 yılı aşkın bir süredir karma organize sanayi ilan edilmiş, tekstil OSB ilan edilmiş. Tekstil olmuyor diye karmaya çevirmişler. Yatırımcı olarak ben de 3 buçuk saatte gelsem benimde ayaklarım geri geri gider. Bazıları ertelemiş, bazıları vazgeçmiş. Çünkü o dönemin yönetmeliğinde deniyor ki, altyapı ve çevre faktörleri birtakım enerjileri, OSB yönetimi yapıldıktan 2 sene sonra gelmeniz gerekiyor. Bu kısır döngü 20 sene sürmüş. Bu hafta itibariyle doğalgaz da geldi. Trafo merkezi sorunumuz vardı. 3-4 sene önce onu çözdük. Altyapı İzmir Kalkınma Ajansı ile ortak proje yapıp çözdük. Bir süre sonra da yatırımcılara tamam mı devam mı dedik. O doluluk oranını hızlı arttırdı. Şu anda yer yok. Biz şu an Sanayi Bakanlığı’na ruhsatlanma oranını geçince, genişleme sahasına başvurduk. Artık Organize Sanayi Etap 2 diyebiliriz. (Karma OSB Etap 2) Tarım OSB var, 3’üncüsü. 7 kişilik bir ortak paydaş grubuyla Kınık tarıma dayalı ihtisas OSB kurduk. Tıbbi Aromatik Bitkiler Türkiye’de bir ilk, hiçbir yerde yok. Biz ihtisas organizede tek olduğumuz için Kınık Belediyesi’nin kendisinin içinde 18 dönümlük kendisinin de bir yeri var. Muhtemelen bir ortak proje yapacağız. Bakanlık üstüne yatırım yapacak. İhtisas OSB içinde Bakanlığın bünyesinde çalıştırılacak ve tamamen bütçesi Bakanlığa ait bir AR-GE Merkezi kurulacak. Tıbbi Aromatik bitkide Türkiye’de ilk tarım üssünü kuruyoruz diyebiliriz. Bakanlık onaylı, tescili yapıldı. 15 yatırımcı olmazsa bu tescil olmuyordu. Biz 87 yatırımcı bulduk. Yaklaşık 40 yatırımcı ön avans ücretini yatırdı. Bütün bunlar Kınık’ın ekonomisine bir katkı sağladı. Özellikle tarım ihtisas bildiği işi yapacaklar. Bakırçay topraklarına ağır sanayi gelse, sanayi gelmiş olurdu ama Bakırçay’ı bozmuş olacaktı. Kınık’ta o ağır sanayide çalışacak işçi bulunmayacaktı. Servisle dışarıdan gelecekti. Parayı Kınık’ta kazanıp bir başka ilçede harcayacaktı. Tarım OSB’de bu yok. Hem bilimsel olarak tarım, hem bildiği iş, hem sözleşmeli tarıma teşvik edecek”
Gelen gitmiyor
Başkan Doğruer Kınık konusundaki hedeflerini de kısaca şöyle sıraladı:
“Kınık’ı butik bir ilçe yapabiliriz. Bir tarım üssü yapabiliriz. Başka bir hayalimiz yok. Kaliteli yaşayacağız, sosyal tesislerini arttıracağız. Yaşanılabilir bir Kınık olacak. Tarıma dayalı bir Kınık olacak. Butik bir ilçe olacak. Bir de kalabalık nüfusun olmadığı daha rahat bir ilçe olacak. Kınık’a memuriyet olarak 2’nci görev yeri olarak geldim. 27 sene oldu gitmedim. Artık ekonomisi iyi olanlar da Kınık’tan ev alıyor. Sonra gitmiyorlar. Evlenen bile gidip Bergama’da evleniyordu. Şimdi ise karı-koca evlenirken evini Kınık’ta yapıyor. Her şeyi var. Biraz da daha ucuz bir ilçe. Her türlü Kınık ekonomisine katkı sağlıyor. Artık nüfusu da göç vermiyor”
“Kınık’ta yüzme bilmeyen kalmasın”
Eskiden kayalık ve gübrelik bir alan olan Poyracık, Değirmen Bayırı’ndaki 15 bin metrekarelik alanı devralarak yapılan Aqua Park ile ilgili Başkan Doğruer şu bilgileri verdi:
“Aile havuzu, çocuk havuzu, fresh park, yazlık sinema, düğün salonu ve oturma alanlarıyla birlikte bir belediye sosyal tesisi. Eskiden atıl durumda olan bir alandı. Şimdi ailenizle, çocuğunuzla gelebilirsiniz. ‘Kınık’ta yüzme bilmeyen kalmasın’ kampanyasıyla gençlerimiz yüzme kursu alacak. Yaklaşık 600’e yakın başvuru aldık. Hafta içi yüzme kursu vereceğiz. Milli Eğitim’de Sağlıklı Yaşam Eğitim Merkezi dediğimiz bir etüt merkezi var. Biz Aqua Park’ta sosyal ihtiyacı karşılayacağız. Artı olarak etüt merkezinde de ders alabilecekler. Bunun içine 2 sınıf dershane koyduk. Çocuklara önce kısa bir mola vereceğiz dinlenmeleri için. Yaz ortasında pekiştirme dersiyle başlanarak sonrasında çocuk havuza girecek. Kınık dışından limitler dolu olduğu için alamıyoruz. Ama hafta sonu Kınık dışından Aqua Park’a misafir kabul edeceğiz. Kadın günü, erkekler günü, aile günü yapabiliriz. Çalışanlar için de bir akşam açmayı planlıyoruz”
Kahvaltı programları Aqua Park’ta olacak
2015 yılından bu yana kahvaltı programlarının sürdüğünü, şu anda Delez Yaşam Vadisi’nde devam ettiğini belirten Başkan Doğruer; bu sezon kahvaltı planını Aqua Park’ın Havuz Cafesi’nde yapmayı planladıklarını açıkladı. Başkan Doğruer kahvaltı programındaki çalışmaları da sıraladı:
“Kahvaltı programında gençlerin dertlerini dinliyoruz. Annelere, kadınlara olan grupta Bursa gezileri, hatta yazın Edremit Akçay sahil gezileri. Bu seneki lise sonlarda şöyle bir şey vardı: Kınık'ta Aqua Park konusunda yüzme bilmeyen kalmayacak. Kınık'ta liseden mezun olup da Ankara'yı Anıtkabir'i görmeyen kalmayacak. Tamamı Kınık Belediyesi finansörlüğünde ve 0 ücret. Hatta tiyatro grubu, müzik grubundan arkadaşlar katılınca gitar da, saz da çalıyorlar. Eğlenerek gidiyorlar. Anıtkabir'i görmeyen lise mezunu olmayacak diyen kampanyamızla bu sene tamamını götürdük. Camiye de, türbeye de, Çanakkale'ye de, bilim müzesine de, Anıtkabire de, Gazi Meclisi'ne de, millî ve manevi değerlere de saygılı olmak üzere. Biz açıkçası kahvaltılarda özellikle kadınlara soruyoruz. Bir grup Çanakkale'ye gitmek istediğini söylüyor, Çanakkale listesi veriyoruz bir grup Bursa'ya gitmek istiyor, bir grup Edremit kültür gezisine katılmak istediğini söylüyor. Biz onlara göre davet ediyoruz. Ölçüler nispetinde de kimseyi geri çevirmemeye çalışıyoruz. Bu konuda Belediye Başkanı olmak şart değil. Ağabey, amca, doktor desinler ama şucu bucu demesinler”
“Hiçbir festivalde başköşeye oturmadım”
Başkan olunca kimsenin değişmemesi gerektiğinin altını çizen olduğunun altını çizen Doğruer son olarak şunları söyledi:
“Belediye Başkanı olunca insanın ne yürüyüşünün, ne arkadaşının değişmesi lazım. Ben her zaman şunu söylüyorum. Birinci derecede sevgi ve saygı, samimiyet, sadakat. Sonra siyaset. Yani seçildikten sonra adam kibirleniyorsa, kusura bakmayın, kalsın o koltuk. İftar sofrası ayrı bir parantez, biz davet etmişiz. Benim Kadın Kolları, Gençlik Kolları Başkanlarım da aynı. Sıkıştığımız yorulduğumuz bir miktar yetişemediğimiz yerler de oldu. Bırakın yemek yemeyi yemek yetiştirirken yeri gelecek garson olacaksınız, yeri gelecek masa taşıyacaksınız. Bu yapılmazsa yanlış vardır derim, bunu herkes yapmalı. Ben 9 senedir böyle yaptım, 9 senedir de böyle. Ben hiçbir festivalde, deve güreşinde, 29 Ekim'de, 30 Ağustos'ta, iftar ve sahurda başköşeye oturmadım. Doğrusu bu bence.”
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: